Tipografi: Fontlar ve Tipografik Kompozisyon

Indesign Hakkında Bilmeniz Gereken 7 Özellik
11 Haziran 2017
Bir Renk Tut!
2 Kasım 2017
Tümünü Göster

Tipografi: Fontlar ve Tipografik Kompozisyon

Yazı öylesine güçlü ki, kökleri milattan önce 3200 yılına kadar dayanıyor. İnsanoğlu yazıyı, düşüncelerini başka bir yolla anlatmak için keşfetti, kendinden çok daha büyük bir amaç uğruna ortaya çıktı yazı 'ölümsüzlük'... Olayı dramatize etmeyelim fakat mısırlıların kutsal yazıları ölümsüzleştirmek için hiyoroglifleri kullandıklarını unutmayalım. Ne de olsa söz uçar yazı kalır. Geleceğe bırakacağınız en büyük miras belki de yazdıklarımız olacaktır. Yazının gelişimi ve yazı sistemi halini alması sümerlere dayansa da bizim bugünki asıl konumuz olmadığından şimdilik bir kenara koyalım, yazı ile iç içe olan tipografiye göz atalım.
Tipografi yunancadan dilimize geçmiş bir sözcük. Typos yani form kelimesi ile graphia yani yazmak kelimelerinin birleşmesinden oluşmuş. Anlamı, forma uygun yazmak demektir.

Forma uygun yazmak ifadesini biraz genişletelim. Yazıyı günlük yaşantımızda her yerde kullanıyoruz. Etrafımıza biraz daha dikkatli bakarsak yazınsal anlatım her yerde var ve bize incelikleri, kalınlıkları, eğiklikleri, büyük ya da küçük harfli kullanımları ile birşeyler anlatıyorlar. Yani kullanıldıkları yere göre form değiştiriyorlar. Tabelalar, trafik işaretleri, logolar, gazeteler, afişler, broşürler ve daha pek yerde tipografi unsurlarını görmemiz mümkün. Yazıyı, hangi formu tanımlamak için kullanıyorsak aslında orada bir tasarım yapıyoruz demektir. Yazı tipi, punto büyüklüğü, satır uzunluğu, satır arası boşluk, harfler arası uzaklık ve benzer etkenleri bir araya getirerek yaptığımız kombinasyondur aslında tipografi.

Tipografi deyince akla font gelir ve yaygın olarak bilenen yanlışlardan biri de fontun tipografi kavramı için kullanıldığıdır. Fakat font tipografi değil, tipografi için yardımcı bir elemandır. Örnek verecek olursak bir müzik ezgisi tipografi ise notalar ezgiyi oluşturan fontlardır.

Fontlar iki ana karakter yapısında tanımlanır. Serifli, yani tırnaklı ya da serifsiz yani tırnaksız fontlar. Serifsiz fontlara verilen isim sans serif’tir yani serifsiz, tırnaksız font. Başındaki sans olumsuzluk ekidir.

Sans Serif Fontlar (Tırnaksız Fontlar)

Şimdi bir kaç tane sans serif font ailesini tanıyalım, ızgara kullanımına bakalım ve temel hizalama ile birlikte kompozisyon konuşalım.

Futura

1927de alman tasarımcı Paul Renner tarafından tasarlandı.Ikea mağazaları, 2009 senesine kadar tasarımlarında Futura’yı kullandı.

Gill Sans

1928’de İngiliz Eric Gill tarafından tasarlandı. Gill Sans’ın 1913de tasarlanan the London Underground yazı karakterinden ilham alınarak ortaya çıktığını biliyoruz.

Gill, Futuranın o mükemmel yuvarlak hatlarından daha uzakta daha insancıl kıvrımlara sahip o zamana kadar alışılmamış bir tarzda tasarlanmış sans serif bir fonttur.

Univers

İsviçre font tasarımı açısından en ünlü ülkedir. İlk örneği 1957de Univers adındaki font Adrian Frutiger tarafından tasarlanmıştır ve 5 farklı kalınlık, 5 farklı ağırlıkta tasarlanarak toplan 21 farklı şekli barındırmaktadır. Böylece Univers sans serif font ailesi de oluşmuştur.

Helvetica

Dünya’da en çok kullanılan ve tasarımcıların aşık olduğu bir font vardır ki efsane olmuştur ve İsviçreyi de font açısından ünlü hale getirmiştir. Helvetica 1957 yılında İsviçreli tipograf Max Miedinger tarafından tasarlanmıştır. Helvetica öylesine uyumlu ve içeriği gösteren bir fonttur ki pek çok marka ve reklamda kullanımını görmeniz mümkündür. Hatta pek çok marka sonradan logolarını helvetica ile değiştirmiştir. Helveticanın dünyaca çok tutulmasının ardından 1983’de Helvetica Neue ile Helvetica’nın yeni versiyonu piyasaya font ailesi olarak sürülmüştür. Aralarında ufak farklılıklar olmasına rağmen Helveticaya en yakın tasarımdır.

Gotham

2000 yılında New York’ta Gotham adında bir font, Tobias Frere-Jones tarafından tasarlandı ve o senelerde bu font Barack Obama’nın seçim kampanyalarında kullanıldı. Gotham New York City’deki reklam panolarından esinlenilerek ortaya çıkmış bir font olarak nam saldı.


Serif Fontlar (Tırnaklı Fontlar)

Tırnaklı fontların çıkış yeri İtalya diyebiliriz. O hani italik kelimesinin doğduğu yer. Fakat buna rağmen ilk örneğimiz Fransa'dan geliyor.

Garamond

Benim de en sevdiğim modeli Adobe Garamond. Fransız tasarımcı Claude Garamond 16. yüzyılda öyle bir font tasarladı ki, hala dünya onu örnek alarak benzer font tasarımları yapıyor. Google'da Garamond diye font aradığınızda, tonlarca farklı Garamond fontu görebilirsiniz. Benim ise en sevdiğim Adobe Garamond, Robert Slimbach tarafından 1989'da yaratılmış.

Garamond old style, yani eski stil bir tırnaklı font. Şimdi gelelim, modern stil ile o eski stil arasındaki geçiş döneminde kullanılan bir tırnaklı font var ki, bence bilinmesi gereken fontlardan biri daha.

Baskerville

Buna da ara geçiş dönemi fontu diyebiliriz. Baskerville: 1757'de John Baskerville tarafından tasarlandı.

Didot

Modern seirfli bir fonttur. Didot: Francois Ambroise Didot 1784'de Didot adında bir font çıkarttı. Aynı Garamond gibi, Didot'un da farklı kullanımlarını yine görebilirsiniz. Pek çok geliştirilmiş hali şu an mevcut.

Aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi fontların gelişimin sırasına göre benzerlik ve farklılıklarını gözlemleyebilirisiniz. Modernleştikçe, daha ince çizgiler taşıdığını, yumuşak geçişlerin birazcık daha sertleştiğini...

Slab Fonts

Tırnaklı ve tırnaksız fontların birleşmesinden oluşmuş yeni nesil bir font daha var. Bu font türü, dijital dünyada bolca boy gösterdi. Dijital tasarımcılar bu fontu çok sevdi.Özellikle web site tasarımlarında okumayı kolaylaştıran bu font türü günümüzde bolca kullanılıyor. Slab serif diye adlandırılan bu font türlerinden bazıları şunlar: Museo Slab, Kulturista, Adelle... ve daha pek çok font ailesinin slab serif hali de mevcut.

Hizalama

Tipografinin yapı taşlarından birisi de hizalama. Şimdi elimize 4 tane yazı öğesi alalım ve bir sayfaya bunu yerleştirme çalışalım.
1928'de yayınlanan 'Yeni Tipografi' adlı kitaptan aldığım şu aşağıdaki tasarıma bakalım. Soldaki mizanpaj tasarımında, hangi fotoğraf hangi paragrafa ait, hangi başlık hangi paragrafın belli değil. Sağdakinde ise daha düzenli bir tasarım görebilirsiniz.
Sadece yazılardan oluşmuş bu website tasarımında bakın. Ne kadar da temiz duruyor. Solda oluşmuş boşluktan rahasız olmayın. Orası logonun olduğu yer, logoyu öne çıkaran yer. Bundan sonraki sayfalarda bakacağınız alan demekki sağ taraf. Orası sizin web site içeriğiniz. Menünün gridlere ayrılması, konumlandırılması, başlık büyüklüğü sonraki ve önceki sayfanın daha farklı bir yere konulması, içerikte kullanılan farklı renkler, alt başlıkta kullanılan açık renk, alt başlığın italik yazılması, bunların tamamı tasarıma bir canlılık katmış. Ve sadece yazılardan oluşan bu tasarım, tipografinin gücüyle birlikte hiç de sıkıcı görünmüyor.

Tipografi Suçları

Tipografi tasarımında da kendi içinde kurallar vardır. Bazı şeyleri yapmamanız ya da bazı şeyleri özellikle yapmanız gerekir.

38

Tipografide en büyük suç fontu sündürmektir. Buna pseudo etkisi de dahil.

Yazıyı Sündürmeyin!

39

Pseudo etkisi ne derseniz; hani şu italiği olmayan fontları PhotoShop aracılığı ile italik yapabiliyoruz ya, yalancı italik. Pseudo etkisi, font ailesi içinde var olmayan etkileri italik gibi small caps gibi... etkileri yalandan veren etkilerdir. Ve bu da maalesef sündürmeye girer.

Psuedo Etkisi

40

Eğer bir el yazısı fontu (calligraphic, script etc.) kullanıyorsanız, asla ama asla tümü büyük harf yazı yazmayın. Çünkü bütün harfler birbirine girecektir ve belki de okunamayacaktır.

Tümü Büyük Harf El Yazısı Kullanmayın!

41

Drop cap denilen baş harfi büyük yazılan paragraflar vardır ve bir yazıda her bir paragrafın başına drop cap koymayın. Sadece bir tane olsun.

Birden Fazla Drop Cap Kullanmayın!

42

Çok uzun yazılarda, satır yüksekliğiniz %120 ile %150 arasında bulunsun. %120'den küçük olduğunda yazılar birbirine çok yaklaşacak ve okumayı zorlaştıracak; %150'den de çok büyük olduğunda çirkin, araları boşluklu bir görüntü oluşacaktır.

Satır Arası Boşluklara Dikkat!

43

Uzun yazı ya da paragraflı tasarımlarınızda ikiden fazla farklı font kullanmayın! Hele ki iki tane serifli font ya da iki ayrı serifsiz font kullanmanızın hiç bir mantığı yoktur. Tasarımı sadece kalabalık ve kirli göstermekle kalmayıp, okunurluluğu da azaltır.

İkiden Fazla Farklı Font Kullanmayın!

44

Yazılarınızı asla sayfanın tam kenarına yerleştirmeyin. Mutlaka nefes alabilecek boşlukları olsun. (margin, bleed etc.)

Sayfa Kenar Boşluğuna Yazı Yazmayın!

45

Bir yazıda bulunan çok fazla vurgu elemanı varsa, alt çizgili yazılar, bold karakterler, farklı renkte yazım kullanımı gibi, maalesef bu okuyucunun kafasını karıştırır. Çünkü asıl önemli kısmı atlayabilir, ya da en çok önemi nereye vereceğini bilemeyebilir.

Birden Çok Vurgu Elemanı Kullanmayın!

46

Bir de paragraf boşluğu vardır ki o da paragraf bittikten sonra iki paragraf arasına verilen boşluktur. İşte bu ikisi de paragrafları ayırmak için kullanılır. Fakat ikisini bir de aynı tasarımda kullanmamak gerekir.

Paragraf Boşluğu ve Girintisi

47

Tırnaklı bir font kullanıyorsanız ve tümü büyük harf olacak bir başlığa ihtiyacınız varsa harfler arası uzaklık kullanmak faydalı olabilir. Böylece harflerinizi karakteristikleri hem korunur hem de okumayı kolaylaştırır.

Serif Font Başlık Kullanımı

Umarım bundan sonra da her hangi bir yerde gördüğünüz yazınsal öğelere baktığınızda tipografik unsurları rahatlıkla görebilir ve yazdıklarımı hatırlayarak analiz yapabilirsiniz... Yazılara bşka bir gözle bakmanız dileği ile yeni yazılarda görüşmek üzere.